|
HİCRİ TAKVİMLE MİLADİ TAKVİM ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
1)- Hicri Takvim AY yılını, Miladi Takvim GÜNEŞ yılını esas alır. Bu yüzden ikisi arasında 11 gün fark vardır.
2)- Başlangıç tarihleri farklıdır. Hicri Takvimde başlangıç tarihi Hazreti Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği tarih olan 622 yılıdır. Miladi Takvimde ise başlangıç Hz. İsa'nın doğum tarihi 0 yılıdır. Devamını okumak için kaydolun... Tags: hicri rumi takvim takvim çevirileri hicri takvim rumi takvim |
|
|
Atatürk'ün Basın ile ilgili Sözleri
Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma
ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte,
hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette
yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep,
bir rehberdir. Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Milli Güvenliğin Tanımı
Milli güvenlik; devletin anayasal düzenini, milli varlığını, bütünlüğünü, uluslararası alanda siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik bütün çıkarlarını ve uluslararası antlaşmalarla belirlenen haklarını her türlü iç ve dış tehditlere karşı koruması ve kollamasıdır.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Cumhuriyetçilik
Cumhuriyet, yönetimin millete ait olduğunu ortaya koyan bir rejimdir.
Cumhuriyette temel ilke, seçimdir. Devlet hizmetlerinin hiçbir kademesinde “veraset” usulü olmayıp, yerine seçim ve tayin vardır.
Cumhuriyet, devlet başkanlığında ve diğer kademelerde hayat boyu kalmaya karşı çıkar. Seçim sonucunda iktidara gelen kişiler bile ömür boyunca devlet başkanlığı mevkiinde kalamaz.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Atatürk Dönemi’nde Türk Dış Politikasının Temel İlkeleri
Atatürk’ün dış politikasının temel ilkeleri;
- Milli sınırlarımız içinde kalmak ve gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşinde koşmamak
- Bağımsızlığımıza ve sınırlarımıza saygı duyan devletlerle iyi ilişkiler kurmak, diğer devletlerin içişlerine karışmamak ve kendi içişlerimize karışılmasına fırsat vermemek
- Devletlerarası sorunları hukuka dayalı olarak barışçı yollardan çözümlemek
- Ulusun hayatı tehlikede olmadıkça savaşa girmemek
- Milli sınırlarımız içinde herşeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı devam ettirmek
- Dış politika ve diplomaside bilim ve teknolojiyi yol gösterici olarak kullanmak ve dünyadaki gelişmeleri göz önünde tutmak
şeklinde özetlenebilir. Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” vecizesiyle iç ve dış politikada barışı benimsediğini ortaya koymuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
Atatürk İnkılâplarının Amaçları
1. Türkiye’yi muâsır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartmak
2. Modern Avrupa devletleri ile Türkiye’yi bütünleştirmek
3. Osmanlı Devleti’nden kalmış ve halkın ihtiyaçlarına cevap vermeyen müesseselerin yerine çağdaş müesseseler kurmak
4. Türkiye’de milli egemenlik ilkesini yerleştirmek
şeklinde sıralanabilir.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Kuvay-ı Milliye Hareketinin Başlaması ve Batı Cephesi’nin Kurulması
Kuvay-ı Milliye birliklerinin kurulmasında;
- Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ve Mondros Ateşkes Anlaşması uyarınca Türk ordusunun terhis edilmesi
- Osmanlı hükümetlerinin Türk halkının can ve mal güvenliğini koruyamaması
- İtilaf Devletleri’nin Mondros Ateşkes Anlaşması’nın hükümlerini tek taraflı uygulayarak Anadolu’yu yer yer işgal etmeleri
gibi nedenler etkili olmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Mondros Ateşkes Anlaşması
1. Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Karadeniz’e serbestçe girişin sağlanması yanında, buralardaki istihkamlar müttefikler tarafından işgal edilecektir.
- Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı ve İstanbul tehdit aldına girmiştir.
- Anadolu ve Rumeli topraklarının bağlantısı kesilerek Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü bozulmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Trablusgarp Savaşı
Savaşın Nedenleri
Trablusgarp Savaşı’nın çıkmasında;
- Sömürgecilik yarışında geç kalan İtalya’nın sanayisi için hammadde ve pazar arayışı
- Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı koruyamayacak durumda olması
- Coğrafi konumu itibariyle İtalya’ya yakın olan Trablusgarp’ın ticaret yolları üzerinde bulunması ve zengin petrol kaynaklarına sahip olması
gibi nedenler etkili olmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
XIX. Yüzyıl Siyasal Olayları
Milliyetçilik Hareketleri
Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu, Fransız İhtilâli’nin getirdiği ulusçuluk akımından en fazla etkilenen devlettir.
XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Rusya başta olmak üzere İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti içinde yaşayan ulusları kışkırtmışlardır. Bu kışkırtmalar sonucunda Balkanlarda Sırplar ve Yunanlılar ayaklanmıştır.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Fransız İhtilali
Fransız İhtilali, meydana getirdiği gelişmelerle Avrupa’nın sosyal ve siyasal yapısını değiştirmiş, sonuçları itibariyle bütün dünyayı etkilemiştir.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
XVII. Yüzyıl Islahatları ve Özellikleri
II. Osman
Osmanlı tarihinde ilk köklü ıslahat girişimleri II. Osman döneminde (1618 – 1622) başlamıştır. II. Osman dönemi yenilikleri şunlardır:
- II. Osman, saray dışından evlilik yaparak sarayı halka açmıştır.
- Şeyhülislam’ın fetva vermek dışındaki yetkilerini elinden aldı. Böylece ilmiye sınıfının devlet işlerine karışması engellenmiştir.
- Zamanın ihtiyaçlarına göre yeni kanunların yapılması planlanmıştır.
- II. Osman Hotin Seferi’nde yeniçerilerin durumunu görünce Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak istedi. Ancak, Genç Osman düşüncelerini zamansız açığa vurduğundan ve ıslahatlar sırasında kendisine yardımcı olacak tecrübeli devlet adamı olmadığından ıslahat planları gerçekleştirilememiştir.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Osmanlı – Rus İlişkileri
Prut Savaşı ve Sonuçları
Osmanlı Devleti’yle Rusya arasında Prut Savaşı’nın başlamasında Osmanlı Devleti’nin;
- İstanbul Antlaşması’yla kaybettiği yerleri geri almak istemesi
- Kırım Hanlığı ve İsveç Krallığı’nı Rusya’ya karşı korumak istemesi
gibi nedenler etkili olmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Osmanlı İmparatorluğu’nun Duraklama Nedenleri
Merkezi Yönetimin Bozulması
Osmanlı merkezi yönetiminin bozulmasında;
- XVII. yüzyıldan itibaren tahta çıkan padişahların devlet işlerine ilgisiz kalmaları ve ordunun başında seferlere çıkmamaları
- Şehzadelerin sancaklara gönderilmemesinden dolayı, devlet işlerinde yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadan devletin başına geçmeleri
- Padişahların tecrübesizliğinden yararlanan saray kadınlarının ve ağalarının devlet yönetiminde etkili olmaları
- Önemli makamların liyakata bakılmadan rüşvet ve iltimas yoluyla dağıtılması
gibi nedenler etkili olmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Coğrafi Keşifler
Siyasal Nedenler
Feodalitenin yıkılmasından sonra Avrupa’da güçlenen krallar, ticari alanda birbiriyle mücadeleye başladılar. Orta Avrupa ülkeleri arasında mücadeleler devam ederken, Batı Avrupa ülkeleri ise, mücadelelerini daha çok deniz aşırı alanlarda yoğunlaştırmışlardı. Amaçları; Çin ve Hindistan gibi zengin ülkelere ulaşmak ve buralardan alacakları malları Avrupa’ya taşımaktı. Avrupalı krallar dışarıdan gelen malların kontrolünü ele geçirerek zenginleşmeyi amaçlıyordu. Bu nedenle Portekizliler ve İspanyollar yeni yolların bulunması için denizcileri desteklemişlerdir.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Osmanlılarda Devlet Anlayışı
I. Murat döneminde “devlet yönetiminin hükümdar ve oğullarına ait olduğu” kural haline gelmiştir. Fatih döneminde devletin bütünlüğünü korumak için padişahlara kardeşlerini öldürme izni verilmiştir. Bu kanunname ile Osmanlı İmparatorluğu merkeziyetçi ve mutlakiyetçi bir karakter kazanmıştır.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
İstanbul’un Fethi (1453)
İstanbul’ un fethinde;
- İstanbul’a hakim olan Bizans’ın Osmanlı toprak bütünlüğünü bozması
- Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu beyliklerini kışkırtması ve Osmanlı yönetimine karşı ayaklanan şehzadeleri desteklemesi
- Bizans’ın Hristiyan dünyasını kışkırtarak Haçlı Seferlerine neden olması
- İstanbul’un kara ve deniz ticareti bakımından önemli bir coğrafi konuma sahip olması
- Hz.Muhammed’in Müslüman komutanları İstanbul’un fethi için teşvik etmesi
etkili olmuştur.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
İlhanlıların zayıflamasından faydalanan Osman Bey, bağımsız hareket ederek Osmanlı Devleti’ni kurmuştur (1299).
Osman Gazi’nin, Ahi şeyhlerinden Edebali’nin kızıyla evlenmesi Anadolu halkı tarafından kabullenilmesini ve desteklenmesini sağlamıştır.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
1. Türkiye Selçuklu Devleti’nin Kuruluş Dönemi
Malazgirt Zaferi’nden sonra;
- Bizans’ın Anadolu’daki etkinliğini kaybetmesi
- Türkmenlerin gruplar halinde Anadolu’ya göç etmesi
- Anadolu halkının ağır vergiler ve adaletsizlikten dolayı, Bizans İmparatorluğu’ndan ve Anadolu’ya gönderdiği memurlardan memnun olmaması
- Anadolu Türk beyliklerinin kurulması
Anadolu’nun Türkleşmesini hızlandırmıştır.
|
Devamını okumak için kaydolun... |
|
|
|
Kilise ve Papalık
Ortaçağ’da Katolik Kilisesi siyasal, dinsel ve ekonomik alanlarda güçlenmiştir.
Katolik Kilisesi’nin güçlenmesinde;
- Papa’nın Avrupa krallarına taç giydirerek krallıklarını onaylaması
- Siyasal yapının parçalanması
- Skolastik düşüncenin yaygınlaşması
- Kilisenin kişileri dinden çıkarma (aforoz), bir bölgede yaşayanları dinsel faaliyetlerden men etme (enterdi) ve para karşılığında günah çıkarma, cennetten yer satma (endülüjans) yetkileri bulunması
etkili olmuştur. |
Devamını okumak için kaydolun... |
|